top of page
1-TLSP LOGO TÜRKÇE _vector xxx-01_edited_edited.jpg

Türkiye'de avukatlık mesleğinin bağımsızlığına müdahaleleri konu edinen başvuruda AİHM önünde üçüncü taraf müdahalesi

TLSP ve dört diğer hukuk ve insan hakları örgütü, mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının davasına ilişkin olarak ortak bir üçüncü taraf görüşü sundu.

  Temmuz 2026 / GÜNCEL.

CHD DAVASI AIHM-02-01-01.jpg

Çizim: Murat Başol

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 6 Şubat 2026 tarihinde Türkiye'ye bildirilen Gökoğlu ve Çiçek v. Türkiye başvurusu, Halkın Hukuk Bürosu'na mensup on beş avukat ile bir büro çalışanının, mesleki sıfatlarıyla ve insan haklarının savunulması kapsamında yürüttükleri faaliyetler nedeniyle tutuklu yargılanmalarını konu alıyor. Başvurucu avukatlar, 2017 ve 2019 yıllarında "terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği" iddiasıyla tutuklanmış olup, bir kısmı aynı zamanda Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesidir. Dava, başvurucuların keyfi tutukluluğu ve buna karşı etkili başvuru yollarının bulunmamasıyla ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5. maddesi (özgürlük ve güvenlik hakkı) kapsamında; ayrıca mesleki faaliyetlerinin bir parçası olarak barışçıl gösterilere katılımlarının ve kamuya açık toplantılarda yaptıkları konuşmaların tutukluluklarına gerekçe gösterilmesiyle ilgili olarak AİHS'nin 10. ve 11. maddeleri (ifade özgürlüğü ile toplanma ve örgütlenme özgürlüğü) kapsamında ileri sürülen şikâyetleri içeriyor.

Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi (TLSP), bu davada European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights (ELDH) (Demokrasi ve Dünyada İnsan Hakları için Avrupa Avukatlar Birliği), International Bar Association's Human Rights Institute (IBAHRI) (Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü), International Commission of Jurists (Uluslararası Hukukçular Komisyonu) ve Lawyers for Lawyers (L4L) (Avukatlar için Avukatlar) örgütleriyle birlikte AİHM'e üçüncü taraf görüşü sundu.

Görüş, avukatlık mesleğinin bağımsızlığına ilişkin uluslararası ve bölgesel standartları, yakın zamanda kabul edilen Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi de dahil olmak üzere ortaya koyuyor. Bu standartlar, avukatların adil yargılamanın gerçekleştirilmesindeki ve insan haklarının korunmasındaki vazgeçilmez rolünü güvence altına alıyor ve devletlerin, avukatların mesleki sorumluluklarını yerine getirmelerine haksız müdahalede bulunmaktan kaçınmasını gerektiriyor. Mahkemeye sunulan üçüncü taraf görüşü, 2016'dan bu yana Türkiye'de avukatlık mesleğine yönelik müdahalelerin nasıl yoğunlaştığını; avukatların mesleki faaliyetleri ve insan hakları savunuculuğu nedeniyle keyfi tutukluluk, mahkûmiyet ve cezalandırma ile cezaların infazına ilişkin kuralların kötüye kullanılması yoluyla tutukluluklarının ve hükümlülükte geçirdikleri sürelerin hukuka aykırı şekilde uzatılması dahil olmak üzere yaygın bir yargısal baskıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Görüş ayrıca, Türkiye'de tutuklulukla ilgili insan hakları ihlallerine karşı etkili başvuru yollarının bulunmamasını da ele alıyor.

AİHM'e başvurularından bu yana, tutuklu avukatların çoğu Türkiye'deki mahkemeler tarafından mahkûm edildi. Başvuruculardan biri olan Av. Ebru Timtik, kendisinin ve meslektaşlarının keyfi tutukluluğunu ve adil olmayan yargılanmalarını, daha genel olarak da Türkiye'deki sistematik adil yargılanma hakkı ihlallerini protesto etmek amacıyla başlattığı, adil yargılanma talepli açlık grevi sonucunda 2020 yılında hayatını kaybetti. TLSP, 2024 yılında ELDH, IBAHRI, International Commission of Jurists (Uluslararası Hukukçular Komisyonu), International Observatory for Lawyers in Danger (Tehlike Altındaki Avukatlar için Uluslararası Gözlemevi), L4L ve Law Society of England and Wales (İngiltere ve Galler Hukuk Topluluğu) ile birlikte, başvurucu avukatlardan ikisinin mahkûmiyetine ilişkin olarak AİHM önünde görülmekte olan ve halen derdest bulunan bağlantılı bir davaya da (Çağatay Gökçe ve Baydar Ünsal v. Türkiye) üçüncü taraf müdahalesinde bulundu. TLSP ve bir grup avukatlık örgütü ayrıca, Gökoğlu ve Çiçek davasının başvurucularından biri olan ve mahkûmiyeti sonrasında şartlı tahliyeden hukuka aykırı şekilde mahrum bırakılan Av. Selçuk Kozağaçlı'nın devam eden tutukluluğuna ilişkin olarak da BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'na bir başvuruda bulundu.

AİHM'e Gökoğlu ve Çiçek v. Türkiye davasında sunulan üçüncü taraf görüşü, başvurucuların çoğunun avukat olması ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığına ilişkin standartlar göz önünde bulundurularak, davanın AİHM tarafından sıkı bir denetime tabi tutulması gerektiğini ileri sürüyor. Başvuru, Türkiye'de ve diğer Avrupa Konseyi üyesi devletlerde avukatların mesleklerini bağımsız şekilde ve haksız müdahaleye maruz kalmadan icra edebilmelerinin sağlanmasına ilişkin kritik sorular ortaya koyuyor.

  • LinkedIn
  • Instagram
  • Twitter
bottom of page