top of page
2-TLSP LOGO _jpeg.jpg

56 ULUSLARARASI HUKUK VE İNSAN HAKLARI KURUMU,

İstanbul Barosu Yönetimine Yönelik Müdahaleleri Kınadı ve Acil Harekete Geçilmesi Çağrısında Bulundu

Uluslararası hukuk ve insan hakları kurumları, savcılık yetkililerinin  yakın zamanda İstanbul Barosu’na, özellikle de Baro Başkanı İbrahim  Kaboğlu ve yönetim kuruluna karşı açtığı ceza soruşturmasından ve  davadan derin kaygı duymaktadır.

  31 Ocak, 2025 / GÜNCEL. 

Untitled-1-01.png

Uluslararası hukuk ve insan hakları kurumları, savcılık yetkililerinin  yakın zamanda İstanbul Barosu’na, özellikle de Baro Başkanı İbrahim  Kaboğlu ve yönetim kuruluna karşı açtığı ceza soruşturmasından ve  davadan derin kaygı duymaktadır. Bu eylemler, İstanbul Barosu’nun 21  Aralık 2024’te yayımladığı, 19 Aralık 2024 tarihinde Suriye’nin  kuzeyinde, bölgedeki gelişmeleri takip ettikleri sırada öldürülen  gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in ölümlerine dikkat çeken açıklamasından  kaynaklanmaktadır. Bu açıklama, çatışma bölgelerinde gazetecilerin  hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğuna dikkat  çekti ve olayla ilgili etkili bir soruşturma çağrısında bulundu.

 

Açıklamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, baro yönetimi  hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi  alenen yaymak” suçlarından soruşturma başlattı. 14 Ocak 2025’te Savcılık  bir girişimde daha bulunarak, Avukatlık Kanunu’nun 77(5) Maddesi  uyarınca Baro Başkanı ve yönetim kurulunun görevlerine son verilmesi  istemiyle dava açtı. Dava gerekçesinde, baronun açıklamasının kendisine  verilen yetkileri aştığı ve resmi göreviyle uyuşmadığı öne sürüldü.

 

Bu soruşturma ve dava, Türkiye’de insan haklarının güvence altına  alınmasında ve hukukun üstünlüğünün korunmasında hayati rol oynayan bir  kurum olan İstanbul Barosu’nun bağımsızlığına ve işleyişine doğrudan bir  meydan okuma anlamına gelmektedir.

 

İstanbul Barosu yönetim kurulu üyelerinden Fırat Epözdemir’in, 23  Ocak 2025’te, Avrupa Konseyi kurumlarına yaptığı savunuculuk ziyareti  dönüşünde gözaltına alınması, bu kaygıları daha da derinleştirmiştir. 25  Ocak 2025’te Sulh Ceza Hakimliği, Sayın Epözdemir’in “terör örgütü  üyeliği” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından  tutuklanmasına karar verdi. Bu karar, Türkiye’deki hukuk toplumu  tarafından güvenilir gerekçelerden yoksun olduğu gerekçesiyle sert bir  dille eleştirilmekte ve soruşturmanın İstanbul Barosu’nu hedef alan  misilleme girişimlerinin bir parçası olabileceği algısını  güçlendirmektedir.

 

İstanbul Barosu’na yönelik bu girişimler, uluslararası insan hakları  hukukuna ve hukuk mesleğini düzenleyen ilkelere açıkça aykırıdır.

 

İfade Özgürlüğü

 

İstanbul Barosu’nun yayımladığı açıklama, doğrudan Uluslararası  Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19. Maddesi ile Uluslararası  İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi'nde ve Avukatların Rolüne  İlişkin Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri’nin 23. İlkesi'nde yer  verildiği üzere, koruma altındaki ifade özgürlüğü alanına girmektedir.  Barolar da dahil meslek örgütleri, kamuoyunu ilgilendiren konularda,  özellikle de bunlar hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını ilgilendiren  konular olduğunda görüş bildirme hak ve görevine sahiptir.

 

Hukuk Mesleğinin Bağımsızlığı

 

Avukatların Rolüne İlişkin Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri’nin  16., 23. ve 24. ilkeleri, avukatların ve baroların, yetkililerin yersiz  müdahalesine maruz kalmadan bağımsız bir şekilde faaliyet göstermesi  gerektiğinin altını çizmektedir. Bağımsızlık ilkesi, Avrupa Konseyi  Bakanlar Komitesi’nin, hukuk mesleğinin icra özgürlüğü hakkındaki  2000(21) Sayılı Tavsiye Kararı ile de güvence altındadır. Yetkililerin,  bir baronun seçilmiş üyelerini yalnızca haklarını kullandıkları ve  mesleki görevlerini yerine getirdikleri için yargılama ve görevden alma  girişimleri, baroların bağımsızlığına yönelik birer saldırıdır; bu  durum, hukuk profesyonellerinin yetkilerini kullanma becerilerine zarar  verir, hukukun üstünlüğünü ve adil yargılanma hakkının gerçekleşmesini  zayıflatma riski taşır.

 

Savunmaya Karşı Misilleme

 

Bu dava ve soruşturma, İstanbul Barosu’na karşı, hesap verebilirliği  ve uluslararası hukuka bağlı kalınmasını savunmadaki meşru rolünü yerine  getirdiği için yapılmış misillemelerdir. Bu girişimler, Avukatların  Rolüne İlişkin Birleşmiş Milletler Temel İlkeleri’nin, avukatlara ve  barolara karşı mesleki görevlerini yerine getirdikleri için misillemede  bulunmayı açıkça yasaklayan Önsözü ile 16. ve 17. İlkeleri’ne aykırıdır.  Bu tür adımlar, hukuk mesleğine yönelik kamu güvenini zedelemekte ve  Türkiye’deki avukatlar ve barolar üzerinde caydırıcı bir etki  yaratmaktadır.

 

Çağrılar:

 

Türkiye yetkililerini, şu adımları atmaya çağırıyoruz:

 

İstanbul Barosu yönetimini, mesleki görevlerini yetkileri doğrultusunda yerine getirdikleri için hedef alan tüm soruşturmalara ve kovuşturmalara acilen son verilmelidir.

 

Fırat Epözdemir derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalıdır.

 

Türkiye’nin uluslararası hukuk uyarınca sahip olduğu, hukuk mesleğinin bağımsızlığını ve ifade özgürlüğü hakkını güvence altına alma yükümlülüklerine riayet edilmelidir.

 

Baroların mesleki görevlerini müdahale veya yıldırma olmadan yerine getirebilmesi güvence altına alınmalıdır.

 

Hakimlerin ve Avukatların Bağımsızlığına İlişkin Birleşmiş Milletler  Özel Raportörü ve özel yetki sahibi diğer ilgili mercileri, şu adımları  atmaya çağırıyoruz:

 

Türkiye Hükümeti’ne acilen, İstanbul Barosu’na yönelik girişimlerle ilgili kaygıları ifade eden bildirimler iletilmelidir.

 

Tüm dünyada hukuk profesyonellerinin bağımsızlığını korumaya yönelik geniş çaplı çabalar kapsamında durum izlenmeli ve raporlanmalıdır.

 

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ve Avrupa Hukuki İşbirliği Komitesi’ni, şu adımları atmaya çağırıyoruz:

 

İstanbul Barosu’na yönelik girişimler ve bunların Türkiye’nin AİHS kapsamındaki yükümlülüklerine uygunluğu hakkında acil bir soruşturma yürütülmelidir.

 

Baroların bağımsız bir şekilde ve misilleme kaygısı olmadan faaliyet gösterebilmesi için Türkiye yetkilileri ile temasa geçilmelidir.

 

Avrupa Birliği’ni, şu adımları atmaya çağırıyoruz:

 

Türkiye yetkilileri ile kurulan temaslarda İstanbul Barosu’na yönelik girişimler kınanmalıdır.

 

Türkiye’de insan hakları ve hukukun üstünlüğü ile ilgili tartışmalarda hukuk profesyonellerinin bağımsızlığının korunması temel bir unsur haline getirilmelidir.

 

Uluslararası hukuk ve insan hakları kurumları, İstanbul Barosu ve  Türkiye’de adalet, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerini  savunmaya devam eden tüm hukuk profesyonelleriyle dayanışma içindedir.  Gelişmeleri dikkatle izlemeye devam edeceğiz ve Türkiye’de hukuk  mesleğinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumak için gerekli tüm  tedbirleri savunmaya hazırız.

 

İmzacılar (alfabetik sıraya göre):

 

Amnesty International

 

Arab Lawyers Association (UK)

 

Arab Lawyers Union

 

Asociación Americana de Juristas (Association of American Lawyers)

 

Asociación de Derecho Penitenciario Rebeca Santamalia (Rebeca Santamalia Penitentiary Law Association, ASDEPRES)

 

Associação Portuguesa de Juristas Democratas (Portuguese Association of Democratic Jurists, APJD)

 

Bar Human Rights Committee of England and Wales (BHRC)

 

Behatokia (Basque Observatory of Human Rights), Basque Country

 

Berlin Bar Association (Germany)

 

Center for Research and Elaboration on Democracy ( CRED)

 

Commission Défense et Droits humains du Barreau de Marseille (Defense and Human Rights Commission of the Marseille Bar Association, CDDH)

 

Conselho Regional do Porto da Ordem dos Advogados (Porto Regional Council of the Bar Association, Portugal))

 

Council of Bars and Law Societies of Europe (CCBE)

 

Défense Sans Frontière-Avocats Solidaires (Defense Without Borders-Solidarity Lawyers, DSF-AS)

 

Democratic Lawyers Association of Bangladesh (DLAB)

 

Demokratische Jurist*innen Schweiz (Democratic Lawyers of Switzerland, DJS)

 

Deutscher Anwaltverein (German Bar Association, DAV)

 

Droit-Solidarité (Law-Solidarity, DS)

 

European Association of Criminal Bars (ECBA)

 

European Democratic Lawyers (AED)

 

Federation of European Bars (FBE)

 

Foundation of the Day of the Endangered Lawyer

 

Frantz Fanon Foundation

 

Geneva Bar Association (Switzerland)

 

Giuristi Democratici (Italian Democratic Lawyers)

 

Haldane Society of Socialist Lawyers

 

Human Rights Watch (HRW)

 

IACTA Cooperativa de Abogadas de Barcelona (IACTA Barcelona Women Lawyers' Cooperative)

 

Indian Association of Lawyers

 

Institut des droits de l’Homme du barreau de Bruxelles (Human Rights Institute of the Brussels Bar, Belgium)

 

International Association of Democratic Lawyers (IADL)

 

International Association of People’s Lawyers (IAPL)

 

International Bar Association’s Human Rights Institute (IBAHRI)

 

International Federation for Human Rights (FIDH)

 

La Conférence des Avocats au Barreau de Paris (The Paris Bar Lawyers’ Conference)

 

Lawyers Rights’ Watch Canada

 

International Observatory for Lawyers in Danger (OIAD)

 

International Publishers Association (IPA)

 

La Conférence des bâtonniers de France (The Conference of French Bar Associations)

 

Lawyers for Lawyers

 

Legal Team Italia

 

London Legal Group

 

Lyon Bar Association (France)

 

Magistrats Européens pour la Démocratie et les Libertés (MEDEL)

 

Marseille Bar Association (France)

 

National Association of Democratic Lawyers (South Africa)

 

National Lawyers Guild International Committee

 

New York City Bar Association (USA)

 

Rennes Bar Association (France)

 

Republikanischer Anwältinnen- und Anwälteverein (Republican Lawyers' Association, RAV)

 

Socialist Lawyers Association of Ireland

 

The Defence Commission of the Barcelona Bar Association

 

The European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights (ELDH)

 

The Law Society of England and Wales (LSEW)

 

The Turkey Human Rights Litigation Support Project (TLSP)

 

Union of Peoples’ Lawyers in Mindanao (Philippines)

  • LinkedIn
  • Instagram
  • Twitter
bottom of page